2019 Toplu Sözleşmenin Ardından…

Toplu sözleşme masalarında sürekli olarak siyasi iktidarın talepleri doğrultusunda hareket edenler yine yetki aldık diye açıklama yapıyorlardı.

Arkalarına aldıkları rüzgarı ve gücü kamu çalışanlarının lehine kullanamayanlar yine yetki alsa ne olur ki?

Sonuç ?

2013, 2015, 2017 ve en son 2019 Toplu sözleşmelerinde ne yaptığınızı gördük.

Kapalı kapılar ardında yaptığınız anlaşmalar ile kamu çalışanını sefalete mahkum ettiniz.

Elle tutulur hiçbir hakkı elde edemediniz.

Daha önceki sözleşmelerde imza altına alınan kararlar bile uygulanmadı,ve bizim tarafımızdan yargıya taşındı.

Eylem kararlarını alarak harekete geçen sendika “Toplu Sözleşme Masasına oturmasın” dediğiniz TÜRK EĞİTİM SEN idi.

Sizler her zaman olduğu gibi şark kurnazlığı ile kenardan seyrederek elde edilen hakları sahiplendiniz.

Hesap hataları yaparak kamu çalışanının haklarının gasbedilmesine, iki yıl boyunca enflasyon farklarının alınamasına da, sebep olmuştunuz.

Yine 2019 Toplu sözleşmesi masasına yetkili (!) sendika olarak oturdunuz.

Ne sonuç aldınız?

Ek ders ücretleri, aile yardımı, çocuk yardımı, özel hizmet yardımı, memurun fazla mesai ücreti, yardımcı hizmetler sınıfının görev tanımı ve ek ücretleri, kamu çalışanının uğradığı tacize ve şiddete karşı korunması…

Memur Sen Genel başkan Ali YALÇIN itiraf ediyor; “Bu dönem hükümet tutanak oyunu oynadı, konuşulanlar tespit tutanağına yazılmadı. 2019 yılı için 20 gün boşa konuşmuşuz…”.

Kayıt altına almayı unuttuğunuz hangi maddeleri Hakem Kurulu’na götüreceksiniz?

Yetkili olarak masaya oturacaksınız ve dert yanacaksınız.

Kandırılacaksınız, hesap hataları yapacaksınız faturayı kamu çalışanı ödeyecek.

Gün içerisinde gittiğiniz bakanlıktan görüşemeden geri dönerken bu hesapları iyi yapmanız gerek.

Gece yarısı bakanlığa çağrıldığınızda da koşa koşa gitmeyeceksiniz.

Arkanıza aldığınız 1 milyon üyenin gücünü göstereceksiniz.

Görüşme Toplu Sözleşme masasında yapılır gece yarısı bakanlıkta yapılmaz.

Dayanışma aidatını savunduğunuz kadar keşke memuru, emekliyi bakanın karşısında savunsaydınız.

Toplu Sözleşme Masası, “evet efendim,olur efendim” denilen yer değildir.

El pençe durulan yer de değildir.

Bu masa ciddi bir pazarlık masasıdır.

Memurların, emeklilerin insanca yaşayacağı şartların görüşüleceği masadır.

Yani TİYATRO MASASI değildir.

Masada, aileleri ile 20 milyon vatandaşımızın 2 yıllık geleceğinin çalınmasına sebep olacaksın, sonra da ortaya çıkıp “biz kandırıldık” “emek ve adalet” diye görüntü vermeye çalışacaksın.

Varlık sebebiniz olan kamu çalışanlarını unutarak sendikacılık yapılmaz.

Bu zamana kadar yaptığınız en güzel şey, aldığınız yetkiyi etkiye dönüştürdüğünüz kural ve kanun dışı yandaş, eş, dost atamalarınız ve görevlendirmelerinizdir.

Kamu vicdanındaki görüntünüz budur.

Yeni bir eğitim öğretim yılına başlayacak olan tüm eğitim çalışanı arkadaşlarımıza kolaylıklar dileriz.

loading...

Bir önceki yazımız olan MEB, YÖNETİCİ MÜLAKATLARINDA HAK GASPINA İZİN VERMEMELİDİR! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.