BACANIZ TIKALI… BACANIZ

BACANIZ TIKALI… BACANIZ

www.mebajans.net / Rehberlik / Aile

* O yüzden evlerinizde boğulur gibi oluyorsunuz…daral basıyor…
• Nasıl yazsam;
– Bilemiyorum…ki, okuyacaklarınız beyninize perçinlenebilsin.
• Sizin evin “huzur bacası” tıkanmış…
– Eş ve çocuklarınızla aranızdaki sıcaklığı sağlayan enerjinin dumanı dışarıya çıkamıyor…
– İşte siz, bu dumanda boğulup gidiyorsunuz ve birbirinize evi dar ediyorsunuz.
• Bu yazımda size; tıkanan huzur ve güven bacanızı nasıl açmanız gerektiğini tarif etmek istiyorum.
• Elinizin altındaki üç güçlü silahtan haberiniz olmuş olsa;
– Evinizde huzursuzluk mu olur…kavga mı çıkar…kıyamet mi kopar hiç.
• Şöyle söyleyeyim;
– Eşleri birbirine kenetleyen,
– Çocukları, ebeveynleri ile uzlaştıran,
– Aile fertlerinin tıkanan huzur ve emniyet bacasını açan,
– Evde “ortak dil” oluşumunu sağlayan,
– Ailenizdeki herkesi, “aidiyet” bağı ile birbirine mıhlayan,
üç silah ya da koruyucu mekanizmanın farkında olmanızı sağlayabilirsem, kırk yılda bir de olsa güzel bir iş becermiş olacağım.
• Hatırlarsanız;
– Bir süre önce; “İlk ders zili evde çalar” diye bir yazı paylaşmıştım.
– O yazı ile, dünkü yazı arasında bir korelasyon yani yakın ilişki kurduğumda, bugünkü bu yazı ortaya çıktı…
• Sevgili anneciğim, babacığım:
– Bak; çocuğunuz okulda niye agresif…niçin hırçın…neden mutsuz ve uyumsuz tavırlar sergiliyor…
– Onu teneffüslerde helikopter gibi dolaştıran sebep ne…
• Siz bey babacığım;
– Güne niçin “mermi” gibi başladığınızın farkında mısınız…
– Otobüsün peşinden çocuk gibi koşmanızın…tık nefes işe yetişmenizin…bir elinizde kalem, öbür elinizde simitle iş başı yapmanızın,
– Tedirgin, sinirli, birazcık da huysuz görünmenizin nedeni ne olabilir sizce…
• Ya siz hanım anneciğim:
– Öğlen olmak üzere…size ait kahvaltı sofranızı kaldırdığınızdan emin misiniz…
– Üstünüz-başınız, sağınız-solunuz darmadağın…yataklar-yorganlar bir alem…
– Sabahleyin bu evden sanki bir “ordu” çıkmış…
– Alt tarafı, ilkokul üçe giden kızınızla, orta sondaki oğlunuz, bir de eşinizdi evden çıkan…
– Fakat; evin haline bakılınca, bu üç insan evden çıkmamış…adeta evden fırlamışlar…sanki deprem oluyormuş gibi.
• Güç sizde…eşlerde…ama farkında değilsiniz.
– Sizden başka bir Allah’ın kulu sizi bu durumdan kurtaramaz.
• Yapmanız gereken üç şeye gelince:
1- Gece oturmalarınızla…geç saate kadar televizyon izlemelerinizle…internet takıntılarınızla…bilgisayar sevdalarınızla…
– Bir daha görüşmemek üzere “vedalaşın”…kimin için…fidan gibi yavrularınızın geleceği için…başka sebebe gerek var mı…
– Çünkü; her ikiniz ve çocuklarınız, bedenlerinizi yeterince dinlendirmezseniz; geç kalınmış saatte, bölünmüş uyku ile güne başlamak zorunda kalırsınız.
– Böyle bir yetişkinin cinleri tepesindedir…parmakları adeta titrer…ayakları çapraz gider…çocuklarsa malüm, veli toplantılarında size söylendiği gibi…
* Çözüm:
– Saat 22 de ev, sessizliğe ve karanlığa bürünecek…Yani en geç gece 10 da, karartma uygulayacaksınız.
2- Evdeki herkes, akşam yemeğini “iple” çekmelidir…Ama, karın doyurmak için değil…gün boyu yaşadığı sevinçlerini, hüzünlerini, tebessümlerini, gözyaşlarını, duygularını ve hislerini , komikliklerini, günlük anılarını…”aile bireyleri” ile paylaşmak, onlara sofrada anlatmak için, akşam yemeğini beklemelidir.
– Herkes; birbiriyle yeni tanışıyormuş gibi…heybesinde nesi var nesi yok ortaya çıkarabilmelidir.
– Hiçbir aile üyesi; gün boyu yaşadığı buna benzer dış dünya anılarını, akşam yemeğinden önce birbirine aktarmamalıdır…bu konuda “sözleş” melisiniz.
– İlkokul 1 ve 2 ye gidenleri hariç tutabilirsiniz,kendileri paylaşmak isterlerse anlatsınlar elbette.
– En önemli ayrıntı ise;
– Tam olarak, 1 ila 1,5 saat sürmesi gereken akşam yemeği saatinde; televizyon, müzik yayını…”kökünden” kapalı olmalıdır…Sofrada telefonlarınızla konuşmamalısınız…acilse, balkonda yada başka odada görüşebilirsiniz.
– Diğer bir temel detay da;
– Yemek sonrası abur-cuburlarınızı, mısır patlağınızı, meyvelerinizi…sofrada yemeden, kalkmamalısınız.
– Peşinden biraz istirahatle “sessizlik saati” ni uygulamalısınız…bitiminde, uyku saatine kadar “rahat” pozisyon…
3- Ayni yöntemi:
– Sabah kahvaltılarında “mutlaka “uygulamalısınız…
– Evin tüm üyeleri, evden çıkış saatinden 1,5 saat önce uyanmalıdır.
– Çünkü; kahvaltı sofrasında, birbirinize anlatacak rüyalarınız var…hayalleriniz var…
– Herkes; elektriğini boşaltmış bir vaziyette, usulca…ağır ağır…evden çıkmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.