Bekleyin az kaldı…

Bekleyin az kaldı…

‘Çok sevdiğim mesleğime başlamadan veda ediyorum’la başlayan cümlelerle kabaran sitemler.

Evet, atanamayan bir öğretmen arkadaşımın içinde kılavuzlanan bir ülke ayıbı. Yüzbinlerin girdiği bir sınav ve sadece bir kısmının hayaline ulaşabildiği bir düzen. Deri koltuğunda, yaslandığı yerden hayatlara bakan bürokratların anlamını taşıyamadığı sahip çıkamadığı ülkem insanları.

Atatürk’ün asra vuran ‘Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’ sözünün altında kalan bir eğitim sistemi ve değersizleştirilen öğretmenlerimiz. Atanamadığı için intiharı düşünen bir öğretmen adayı düşünün ki gidişatın alternatifsizliğinde büyüyoruz gelişiyoruz denilen ülkemizin akıbetini göreceksiniz!

Adeta ekonomik bir bakış açısına kurban giden gençlerin umutsuzluğu ile aday sayısı çoksa değeri azalır mantığıyla kitaba öykünen hayatlara zaman ve zemin yaratılamıyor. Bir atama döneminden diğerine bir şafaktan bir şafağa beklemeye itilen gençlerimiz hayata geç kalıyor.

Dört yüz bin mezun.

Atanamadığı için evlenemeyenler,

Eğitim fakültesinden sanayiye giden yollar.

Ülkemizin bir avuç insanın insafıyla oradan oraya savrulan gündemi.

Ülke sevdalısı büyüklerimin sessizliğinden görün durumun vehametini.

Seçimden seçime hatırlanan Anadolu…

Bekleyin az kaldı…

loading...

Bir önceki yazımız olan Öğretmene zam mı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

2 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.