ÇOCUĞUNUZA “İYİLİK” YAPMAYIN

ÇOCUĞUNUZA “İYİLİK” YAPMAYIN

• Şuna inanın ki;
– Çocukların “alın yazılarını” , anneleri-babaları yazar.
• Biliyorum…çocuğunuza;
– Kızmanız…küsmeniz, onun iyiliği için.
– Onu zorlamanız…ziyana uğratmanız, iyiliği için.
– Tehdit ve tedirgin etmeniz…iyiliği için.
– Korkutmanız…kıyaslamanız, iyiliği için.
– Bağırmanız…baskılamanız…terslemeniz, iyiliği için,
– Onunla çatışmalarınız…ona çekişmeleriniz, hep iyiliği için…
• Bu kadar fazla iyilik, adamı yoldan çıkarır.
– Bunların hepsinin bileşkesi, orta noktası, çocukta “aşağılanmışlık ve ezilmişlik” hissi uyandırmaktır.
• Çünkü;
– Yaptığınız tüm buna benzer iyiliklerin her biri, çocuğun ruhunu, “on ikiden” vuran ucu zehirli oklardır.
• Ne mi olur:
– Ona; başkalarını aşağılamayı, başkalarını ezmeyi öğretmiş olursunuz.
• Hiç görmüyor musunuz:
– Henüz; okul öncesi dönemde, 4-6 yaş aralığında, parkta, bahçede, sokakta, anaokulunda ve misafirliklerde;
– Birbirini iten, düşüren, ağlatan, oyununu bozan, oyuncağını kıran;
– Birbirine tekme-tokat atan, vuran, bağıran…minik çocuklarla karşılaşmıyor musunuz…
• Diğer taraftan:
– Okula başlayan, ilkokul, ortaokul, lise dönemlerinde, dönemine ve yaşına göre;
– Saç-saça, baş-başa kavga eden, dövüşen…birbirine avazı çıktığı kadar bağıran…birbirlerine ruhsal ve fiziksel şiddet uygulayan, cinsel tacizde bulunan…
– Birbirini aşağılayan, küçümseyen, baskılayan…
– Sınıfın ve okulun düzenini alt-üst eden…
– Öğretmenine, okuluna, arkadaşlarına “illallah” dedirten…çocukları da mı görmüyorsunuz, duymuyorsunuz…
• Tüm inancım ve itikadımla söylüyorum ki:
– Buna benzer çocukları yetiştiren annelerin-babaların, vallahi de “hiç birisi”, kötü anne, kötü baba değildir…çocuklarına zulmetmek isteyen ebeveynler , zinhar değildirler.
– Onlar çocuklarına; yazımızın başındakine benzer tavırları takınırlarken, o tür davranışlarda bulunurlarken…her birisi, bu yaptıklarının, çocuklarının “iyiliği” için olduğuna inanıyorlardı.
– Böyle davranmaları, terbiyeli ve söz dinleyen çocuk yetiştirmek içindi.
• Ama evdeki hesap; sokakta, okulda tutmadı.
– Çünkü; çocukları, onlardan öğrendiklerini uygulamak zorunda olduklarını hissediyorlardı.
• Tüm kişilik ve karakter bozukluklarının perde arkasında, dip köşelerinde;
– Ezilmişliğin, aşağılanmışlığın, değersizleşmişliğin, horlanmışlığın birikmiş tortuları şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
– En ürkütücü olanı da; böylesi çocukların, “narsist” ruha sahip olmaya itilmiş olmalarıdır.
• Nerede:
– Duyarsız, duygusuz, hissiz, iç dinamikleri çalışmayan bir çocuk veya yetişkin görürseniz; bilin ki, ilk çocukluk döneminden itibaren,
– Gayet iyi niyetli ve temiz yürekli annenin-babanın, “adam” olsun düşüncesi ile, “iyilik” olsun niyetiyle, onların ruhsal veya fiziksel şiddetlerine maruz kalmıştır.
– Asosyal olan, arkadaşlık kuramayan, yalnızlaşan, çevresine karşı duyarsızlaşan, grupların veya arkadaşlarının etkinliklerine katılamayan, katılsa da “uyum” sağlayamayan…çocukların ve büyüklerin de “alın yazısı” aynidir.
• Küçüklüğünde ebeveyni tarafından böylesi “travma” yaşatılan çocuk yarın:
• Öğretmen olduğunda:
– Dersine çalışmayan, ödevlerini yapmayan, sınıfa geç gelen, sorduğu soruyu bilemeyen…öğrencilerini,
– Geri zekalı, kafasız, aptal, tembel, uyuşuk…diye azarlayacaktır.
– Belki de onlara; kulak çekerek, cetvelle vurarak, tokat atarak…fiziksel cezaların yanı sıra; desten atmakla, teneffüse çıkmama cezası vermekle, ceza sandalyesine otutturmakla…psikolojik cezalar verecektir.
– En kötüsü de, kendisinin bu tutumundan asla gocunmaması, rahatsızlık duymamasıdır.
• Baba olduğunda;
– Çocuklarına yüz vermeyecek, onlarla coşarak oyunlar oynamayacak, evin içinde şenlenemeyecek, çocukları ile cıvıldaşamayacak, suratı asık, vücudu kasık olacak…
– Yine, en kötüsü de; bu halinden memnun olması olacaktır.
• Anne olduğunda çocuğuna sert sesle, ciddi tavırla:
– Otur yerine…yeter artık…oynamasana, koşmasana başımı döndürdün…kapa çeneni…zırlayıp durma karşımda, git odanda ağla…şeklinde şiddet türleri uygulayacaktır.
– En kötüsü de; bunları, onun cesur yetişmesi için yaptığını düşünecektir.
• Bu şekilde yetiştirdiğiniz çocuğunuzun ilk zararı kardeşlerine ve size olacaktır.
– Yapmanız gereken; öteden beri yadırgayarak ifade etmeye çalıştığımız ebeveyn tutumlarından kaçınmanızdır.
– Daha da önemlisi; hiç kimsenin, çocuklarınızı aşağılamasına, küçümsemesine, horlamasına, kıyaslamasına fırsat vermemelisiniz.

rehberlikdr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.