SON DAKİKA

MebAjans.net

ÇOCUĞUNUZU CADILAR KAPMASIN

www.mebajans.net / Rehberlik / Aile

ÇOCUĞUNUZU CADILAR KAPMASIN
Bu haber 01 Aralık 2014 - 19:28 'de eklendi ve 73 kez görüntülendi.

ÇOCUĞUNUZU CADILAR KAPMASIN

• Geçtiğimiz yıllarda;
– Bursa’daki Batı Trakya Türkleri Derneği’nde, yaklaşık sekiz ay süren bir dizi seminer vermiştim…tam anlamıyla bir “ana-baba okulu” gibiydi.
• Benim de, katılanlar gibi çok şeyler öğrendiğim o seminerlerin, iple çekilen bölümü, soru-cevap faslı olan son 1 saatiydi.
• İşte; özlenen o zaman dilimlerinin birinde, bir katılımcı ile aramızda geçen karşılıklı konuşma aynen şöyleydi:
– Orta sona gidiyor hocam…artık başa çıkamıyoruz onunla…bizi asla dinlemiyor…okulu falan astı…ne ders çalışıyor ne de ödev yapıyor…
– Nelerle meşgul oluyor peki.
– Elinden telefon düşmüyor ki…habire konuşuyor, mesajlaşıyor…bir yandan bilgisayarı yönetiyor…
– Konuşun o zaman çocuğunuzla.
– Ne demek hocam, zaten sürekli konuşuyoruz, anlatıyoruz…
– O zaman susun da o konuşsun.
– Konuşmuyor ki…sadece kaval dinler gibi dinliyor…tık yok.
– Ne zamanlar konuşuyorsunuz onunla.
– Sofrada…televizyon izlerken…yatmaya gittiğinde…sabah uyandığında…
• Anlaşıldı…
– Bana örnek verebilir misiniz, nasıl konuşuyorsunuz, neler söylüyorsunuz çocuğunuza.
– Anlatıyoruz, anlatıyoruz ve diyoruz ki; haksız mıyız oğlum…senin kötülüğünü mü istiyoruz biz…haksız isek, söyle, seni dinleyelim.
– O ne diyor.
– Haksız biri ne yaparsa onu yapıyor…sadece susuyor.
• Delikanlının karşılık vermemesine taktım.
– Peki; konuşmayan, bir şey söylemeyen birinin “haksız” olduğunu nereden çıkardınız.
– Bizim ona söylediklerimizden, anlattıklarımızdan elbette.
– Ona neler söylediğinizi biraz açar mısınız…nedir onun yararına olanlar.
– Diyoruz ki; okulunu önemse…derslerine çok çalış…liseyi başarı ile bitir…üniversitede iyi bir bölüm tuttur… geçerli bir mesleğin olsun…rahat edersin…
– O ne diyor peki.
– Ben zaten rahatım…ne gerek var onca telaşa…diyor. Dalga geçiyor hocam…
– Sohbet ettiğiniz oldu mu hiç çocuğunuzla.
– Diyorum ya…en ufak bir boşluğunu yakaladığımızda tecrübelerimizi aktarıyoruz…okuyamadığımızdan dolayı çektiğimiz sıkıntıları anlatıyoruz…hayatın acımasızlığını…şartların ağırlığını…ekmeğin, aslanın midesinde olduğunu…kimseden fayda görmeyeceğini…çok çile çekeceğini…
• Yalnız;
– Gördüğüm kadarıyla siz, oğlunuzla konuşmuyorsunuz…asla sohbet de etmiyorsunuz…üstelik de onu hiçbir şekilde konuşturmuyorsunuz…ona söz hakkı vermiyorsunuz…
– Anlattıklarımız, sözlerimiz, nasihatlarımız…konuşmak değil mi…daha nasıl konuşalım.
– Siz benim sorumu anlamadınız o zaman…ben size, sohbet ediyor musunuz, konuşuyor musunuz…diye sordum…oysa siz; sadece anlatıyorsunuz, vaaz veriyorsunuz, nasihat ediyorsunuz…
– Daha ne yapalım ki…elimizden gelen bu.
• Olur mu hiç;
– Çocuğunuzun hayallerini sordunuz mu…neler düşündüğünü…ilerisi için neler planladığını…nelere sahip olmak istediğini…evlenince, çoluk-çocuğuna nasıl davranmayı düşündüğünü…nasıl bir annelik, ne tür bir babalık yapmak hayal ettiğini…merak edip sorsanız ya…kendinizi sorun mesela.
– Nasıl yani.
– Onun gözünde nasıl bir anne, nasıl bir baba olduğunuzu…sizden ne tür bir annelik-babalık beklediğini, umut ettiğini…niye sormuyorsunuz.
• Daha bitmedi;
– Sizi nasıl birileri olarak değerlendirdiğini…sizin ona nasıl davranmanız gerektiğini…beklentilerinin hangilerine karşılık verebildiğinizi…babası ile birlikte neler yapmak istediğini…onunla beraber nerelere gitmek istediğini…babasının, onun hangi etkinliklerine eşlik etmesini arzuladığını…
• Bir şey daha;
– Annesine anlatmak istediği sırlarının olup olmadığını…annesinden, hangi yaralarına merhem olmasını beklediğini…varsa, gönül ilişkilerini anlatıp paylaşmak isteyip istemediğini…gizli gizli ağlamalarının olup olmadığını…”keşkelerinin” neler olduğunu…bir yol açın da anlatsın.
• Olmadı değil mi bunlar…
– Çünkü siz;
– Çocuğunuzla iletişim kurma kapılarını tutturamıyorsunuz…
– Girmeye çalıştığınız kapının adı, “yapması gerekenler kapısı” dır.
– Bu kapıdan girdiğinizde orada iki kişi görürsünüz: Biri, güçlü, otoriter, aklı bol…nasihat eden…olması gerekenleri anlatan “otoriter” bir ebeveyn…Diğeri de; zayıf, küçük, cahil, kafası basmayan, aklı çalışmayan, önünü göremeyen, zavallı, kendisinden sürekli; “evet, peki, tamam, olur, yapacağım, edeceğim…” gibi yanıtlar beklenen bir kişi…
– Çocuk sizi ve kendisini böyle görüyor…ondan konuşmuyor….ağzını açmıyor…size gücünün yetmeyeceğini görüyor…sözüne itibar etmeyeceğinizi anlıyor, tavırlarınızdan.
• Halbuki;
– Karşılıklı konuşan, sohbet eden insanlar, kuvvet ve güç yönünden birbirlerine “baskın” görünmemeleri gerekir…aralarında “mesafe” bulunmamalıdır…ortada, sindirilmesi, korkutulması, adam edilmesi gereken bir tarafın bulunmaması lazım gelir.
• Konu ile ilgili olan nemli uyarımız şudur;
– Bu çocuk, yarın başını kaldırıp camdan baktığında, onunla dertleşecek onlarca çocuk görecektir…işte o zaman, kaybettiğiniz gün olabilir.

rehberlikdr

loading...

Bir önceki yazımız olan Müdürlüğe İlk Defa Veya Yeniden Görevlendirme Sonuçları başlıklı makalemizde adana müdür atamaları, ankara müdürlük atama sonuçları ve Ankara müdürlük sonuçları hakkında bilgiler verilmektedir.

İLGİLİ HABERLER
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
loading...