MebAjans.Net - Milli Eğitim (MEB) Haberleri -

ÇOCUK, “ADAM” EDİLEMEZ

www.mebajans.net / Rehberlik / Aile

ÇOCUK, “ADAM” EDİLEMEZ
  • 04.04.2018
  • 460 kez okundu

* O, kendisi adam olur…size bakarak.
• Bir Çin atasözü der ki:
– “ Denizde boğulanın ne yuttuğuna bakılmaz”.
– Yanlışın kaynağını değil de, doğruların ne olması gerektiğini araştırdığımızda, sırtımızdaki yükü boşaltmanın zamanı geldiğini anlıyoruz.
• Kim bulaştırmışsa fena bulaştırmış…kim yazmışsa çok kötü yazmış…
– Hala, atamıyoruz…bir türlü vazgeçemiyoruz…asla içimizden sökemiyoruz…yırtık bir “çaput” gibi bir kenara koyamıyoruz.
• Neyi olacak:
– Zihinsel öğrenmeyi…
– Sırf beynine yüklenerek çocuğu “adam” etmeyi…
– Korkutarak terbiye etmeyi…ürküterek ahlaklı olmasını sağlamayı…
– Kaygılandırarak eğitim vermeyi,
– Ceza ile yetiştirmeyi…ödül ile “tav”a getirmeyi…say sayabildiğin kadar.
• Sonuç alamadık mı… kolayı var:
– “ Kafa yok ki bunda…basmıyor, basmıyor…beyinsiz bu, beyinsiz…dilimde tüy bitti…ağzım kurudu, canım çıktı… bir türlü olmuyor.
– Ben galiba bu anneliği beceremeyeceğim…şu öğretmenlik ne zor işmiş böyle…
– Hanım, baba-maba olsam da, şu çocuk işine beni bulaştırma, yoksa elimden bir kaza çıkacak…
• Yapılan nedir biliyor musunuz:
– Yel değirmenlerine savaş açmak…suları yokuşa akıtmak hafif kalır.
• Çünkü insanlık; eğitim adına, öğretim diyerek, terbiye etme yöntemi olarak, “dünyaya meydan okusun” diye, çocuğun beynine “şırınga” ile bilgi püskürtmeyi…ceza ile yön vermeyi “marifet bildi…yıllardır.
• İstediği de olmadı değil hani…bu yöntemlerle eğitilen, bilgi öğretilen, terbiye edilmeye çalışılan nesiller, dünyaya gerçekten meydan okudular.
– En yakın örneği, birinci ve ikinci dünya savaşlarıdır…yetmezse, orta çağa; yetmedi, milattan öncesine kadar yolumuz var…
• Fotoğrafın buraya kadar olan kısmında gördüğümüz şudur:
– Kaygı ile öğretmenin…korku ile eğitmenin,
– Tehditle yola getirmenin,
– Ceza ile adam etmenin…ödül ile hizaya sokmanın, “acı” meyveleridir.
• Çünkü; söz konusu yöntemler, günümüzde de ağırlığını maalesef korumaktadır.
• İnsan beyni, hala dünyanın devasa bir ardiyesidir, dipsiz bir deposudur, sonsuz bir saklama kabıdır…
– Bugüne kadar; oraya ne koyarsak, günü geldiğinde geri alabileceğimiz söyleniyordu.
– Çünkü; beyne gönderilen uyarıcılara karşı kişi, anında o uyarana tepki veriyor, dikkat kesiliyor.
– Diğer taraftan; beyni uyaranların en sessizi ve en güçlüsü olarak da kaygı, korku ve endişe olduğu bilinmektedir.
• İşte; bir zamanlar, bunun üzerine geliştirilen eğitim ve öğretim anlayışı;
– Evde ebeveynlere, okullarda öğretmenlere, çocuk üzerinde kaygı oluşturmayı, endişe yaratmayı, ona korku salmayı, eğitimin, öğretimin ve terbiye etmenin “yegane” enstrümanları olarak sunuldu.
– Bu nedenle; falaka icat edildi…dayak Cennetten çıkma, denildi…eğitim kurumlarında ceza ve ödül, vazgeçilmezlerden sayıldı…
• Bu çizgi üzerinde güzel güzel yol alırken, birden, yeni buluşlar önümüzü kesti:
– Kaygı anında, korku eşliğinde öğrenilen her bilgi, o korunaklı depodan, bir süre sonra “unutma” şeklinde hatırlanmadığını öğrendik…bilinçaltına gizlenerek.
– Daha sonra; ödülün de ceza gibi, çocuğu kaygılandırdığına tanık olduk.
• İnsan, kaygı yüzünden;
– Yakınının ölümü ile karşılaştığı acıklı safhaları, kısa süre sonra unutabiliyor,
– Kaza yapan bir araçtan sağ çıkanlar, olayı bizzat yaşadıkları halde, “ne olduğunu anlayamadık…” gibi cevaplar verebiliyor,
– Tam on iki yıl eğitimini aldığı derslerin ÖSS gibi genel sınavında “sıfır” çekebiliyor.
• İnsan korkutulduğu halde;
– Atın ölümü arpadan olsun, diyebiliyor,
– Her gün cebinde gezdirdiği ve üzerinde “kuru kafa” resimlerinin uyarıları bulunan sigarayı almaya devam edebiliyor,
– Ana yollarda adım başı karşılaştığı “canavar” tabelalarına rağmen, insafsızca gaza basabiliyor…yani, korkuların bini bir para…
• Çocuk bu nedenle;
– Dayak yedikçe, ebeveynine “isyanı” basabiliyor,
– Ceza aldıkça, cezadan çekinmez hale gelebiliyor,
– Sınav ve not kaygısı ile öğrendiklerini kısa zaman sonra unutabiliyor…
• Sonuç olarak; kaygının, korkunun, cezanın ve endişenin, kalıcı öğrenme ile ters orantılı çalıştığını görüyoruz.

rehberlikdr

loading...

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ