VARDIR BİR SEBEBİ

VARDIR BİR SEBEBİ

Mebajans.net / Rehberlik / Aile

• Şayet çocuğunuz;
– Okul yaşamında; sınıfında, okul bahçesinde, akademik ortamda,
– Arkadaşları ile oyunlarında ya da birlikteliklerinde,
– Sokaktaki, kapı önündeki, parktaki-bahçedeki sosyal yaşamında,
– Mahalledeki esnaf, konu-komşu, tanışı olduğu kimselerle olan gündelik ilişkilerinde…
– Onlarla “uyum” sağlayamıyorsa,
• Misafir yanında, kalabalık ortamlarda, alışverişlerde…
– Kendini ifade edemiyorsa, tanıtamıyorsa, meramını layıkıyla anlatamıyorsa, ne istediğini bir defada tam ifade edemiyorsa…
• Başkalarının;
– Kendi üzerinde baskı kurmasına, zorlamasına, hakimiyet sağlamasına karşı gelemiyorsa, onlara sürekli boyun eğiyorsa,
– Arkadaşlarına veya karşılaştıkları tanıdıklarına karşı olan sevgisinde, sempatisinde tutarsızlık varsa, aşırıya kaçıyorsa,
– Maddi değerlerini hesapsızca onlarla paylaşma gereksinimi duyuyorsa…
• Kısacası;
– Çevresindeki sosyal hayatın akıp giden basamaklarında hayatın akışına tepkili ise, ilgisiz ise, kayıtsız kalıyorsa, değer vermiyorsa,
– Yani; asosyal tavırlar içinde ise,
– Bu çocuğa sırasıyla; annesine, babasına, evine, ev ortamına karşı “güven” duygusu sorunu yaşadığından söz edebiliriz.
– Bu nedenledir ki, kendine güveni gelişmemiş sayılır.
• Neden mi bu haldedir:
– “ Aman “özgüveni” yüksek olsun da ne olursa olsun…”
– “ Acaba çocuğumun “özgüvenini” nasıl artırabiliriz…”
– “ İki ayağının üzerinde “dik” durması için neler yapmalıyız…”…
gibi yüksek perdeden arayışlarla, aşırı hassasiyet sergileyen ebeveynler yüzünden, çocuk bu hale gelmiş olabilir…
• Yahut da çocuğun:
– Her istediğinin yapılması,
– Sürekli tavizler verilmesi, şımartılması,
– Annesinin-babasının, çocuğun iktidar mücadelelerine yenilmiş olması…gibi diğer sebepler de, çocukta asosyalliği oluşturabilir.
• Peki; ebeveynler neler yapmalıdır:
1- Çocuklarına karşı;
– Her türlü sunilikten, doğal olmayan tavır ve davranışlardan,
– Aşırı sevgi ve hassasiyet gösterilerinden, uzak durmalıdır.
2- Maddi durumları çok çok iyi olsa bile; çocuklarına, orta halli ailelerin çocukları seviyesinde harcama yapmalıdr.
3- Eğer, geçim standartları düşük bir aileyseler; çocuklarına, reel yani var oldukları durumlarına göre, mevcut olanaklarına göre harçlık vermeli ve harcama yapmalıdır.
– Bu konuda; varlıklı insanlarla yarış ve rekabet halinde asla olmamalıdır.
– “ Biz çektik, o çekmesin…” gibi kuruntular yüzünden, harçla-borçla, sıkıntıya girerek çocuklarını yapaylığa alıştırmamalıdır.
4- Zengin ve varlıklı aileler;
– Kendi giyim kuşamlarını da,
– Çocuklarının giyim kuşamlarını da,
– Evlerinde kullandıkları, halıdan- koltuğa, tencereden-tavaya, perdeden-parkeye…her türlü eşyanın alımında, marka-model aşırılığına kaçmadan, sıradan ama kalitelisinden seçmeye dikkat etmelidir.
– Çünkü çocukların; üstünlük, farklılık, moda ve modelcilik bağımlılığı kazanmamaları adına bunun etkisi olacaktır…
– Böylece yarın; yetişen, büyüyen çocuklarınızda da, ne marka bağımlılığı, ne model hastalığı, ne başkalarına üstünlük ve başkalarından farklılık dürtüleri, dövme, piercing, gibi gösteriş merakı uyanmamış olacaktır.
– Aksi halde çocuklarınız; ileride zengin de olsalar, fakir de olsalar, israfsız, müsrifsiz yaşamayı beceremezler ve toplumun genelinden kopuk bir hayata mecbur kalabilirler…
5- Aileler evlerinde veya dışarıda, kendileri hakkında, çocuklarına “hayal kırıklığı” yaşatmamalıdır.
– Örneğin; çocuklarının yanında atışan, bağırışan, kavga-gürültü eden eşlerin çocukları,
– İleriki günlerinde, gittikleri evlerde tanık olacakları huzurlu-mutlu ve sakin aile yaşantılarını gördükçe, annelerine-babalarına karşı “güven” kaybı yaşamaları çok yüksek bir olasılıktır.

rehberlikdr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.