Dikkat Dağınıklığı ve Dopamin İlişkisi

Gerek öğrencilikte, gerekse iş hayatında karlılaşılan en büyük sorunlardan biri dikkat dağınıklığıdır. Kişiler, çalışmalarından ve yaptıkları işten verim almalarının önündeki en büyük engellerden biri olan dikkat dağınıklığının sebebini tam olarak bilmemektedir. Yaygın olarak can sıkılması ve hevessizlikle ifade edilen bu durumun aslında vücudunuzun hormonal dengesiyle doğrudan ilişkisi vardır.

Gün içinde dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunu yaşamamızın temel sebebi vücudumuzdaki dopamin seviyesinin dengesinin bozulmasıdır. Dopamin hormonu sinir hücrelerinin uçlarında bulunan ve sinirler arası iletişimi sağlayan Nörotransmitter görevi yapan bir hormondur. Başta dikkat olmak üzere kavrama, haz duyma, hareket, hafıza ve uyku gibi birçok ruhsal fonksiyonu doğrudan etkileyen dopamin hormonunun vücutta az ve fazla bulunması sorunlara yol açar.

Dopamin hormonunun eksikliği sonucu Parkinson hastalığı ve depresyon gibi hastalıklar kendini gösterebilir. Dopamin seviyemizin doğal yollarla artması için yapabileceğimiz en iyi şey günlük olarak spor yapmaktır. Günlük sporun yaklaşık 20. ve 30. dakikaları arasında dopamin hormonunun salgılandığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sporun yanında dopamin seviyesini arttıran doğal besinler tüketmek de dopamin seviyemizi belli bir çizginin üstünde tutmamızda etkilidir. Fakat dikkat dağınıklığı konusunda asıl sorun dopamin eksikliği değil, fazlalığıdır.

dopamin dikkat eksikliği

Dopamin hormonu, bir ödüle ulaşmak için çaba gösterdiğimiz sırada vücudumuz tarafından salgılanmaya başlar. Bu sayede ödülü almak için uğraştığımız şeye daha fazla odaklanırız ve ödüle bir an önce ulaşmak isteriz. Maaş, tatil, başarı, iyi bir yıl sonu ortalaması, öğretmen tarafından takdir edilmek, terfi almak gibi şeyler beynimizin ödül olarak kabul ettiği şeylerdir ve bu yüzden vücudumuzun salgıladığı dopamin hormonu gerek ders çalışırken gerekse işimizin başındayken yaptığımız şeye odaklanmamızı sağlar. Bu bahsettiğim sistemde herhangi bir sorun yoktur. Fakat işin içine sigara, bağımlılık yapan bilgisayar oyunları, sürekli müzik dinleme alışkanlığı, uyuşturucu gibi etkenler girdiği zaman beynin ödül ve dopamin arasında kurduğu ilişki zedelenmeye başlar. Beyin, daha kolay haz duyabildiği uğraşlara yönelir ve onları istemeye başlar. Bir işe odaklanmak için saatler süren bir çalışmayı değil de sigara içmeyi daha cazip görür. “Bir sigara yakayım da sonra işe başlarım.” söyleminin temel sebebi budur. Beynimizin ödül mekanizmasını bozan şeyler sigarayla, dizilerle ya da bilgisayar oyunlarıyla kısıtlı değildir. Vücudumuzun bağımlı olduğu her şey yaptığımız işe olan ilgimizin azalmasına sebep olur.

Özetlemek gerekirse sürekli yaptığımız, hayatımızdan çıkartmayı düşündüğümüzde huzursuz olduğumuz, onsuz asla yapamam dediğimiz şeyleri azalttığımızda ya da tamamen bıraktığımızda günlük hayatımıza, işimize ve derslerimize olan ilgimiz artacaktır. Şüphesiz ki bu da beraberinde başarı ve mutluluk getirecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.